İHRACATÇI FARKLI LİMANA KAÇIYOR

Pandemi döneminde, turizm giderlerinde yaşadığı kayıptan ötürü yalpalayan Antalya’nın sanayi sektörünün desteğiyle toparlandığını söyleyen CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, kente özel teşvik verilmesi çağrısında bulundu. Antalya Limanının hizmet fiyatlarının yüksekliğinden dem vuran Budak, “Bu nedenle Antalyalı ihracatçı ve ithalatçılar, Mersin ve İzmir limanlarını kullanmak zorunda kalıyor” dedi.

17 Ocak 2022 Pazartesi 08:55
İHRACATÇI FARKLI LİMANA KAÇIYOR

-HABER MERKEZİ-
   

MADEN TESİSİ VURGUSU

Antalya sanayisinin yükünü omuzlayan önemli kurumlarda görev almış olan sanayi kökenli Milletvekili Çetin Osman Budak, gazetemize konuştu. Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Budak; pandemide büyük bir dalgalanmaya maruz kalan turizm sektörünün kent ekonomisinde yalpalamalara yol açtığını ifade ederek, bunu engellemek adına tarım ve imalat sanayisinde kısa, orta ve uzun vadeli planlamaların yapılıp teşvik edilmesi gerekliliği üzerinde durdu. Kentin en büyük sanayi üssü olan Antalya OSB’nin pandemiye rağmen üretimlerini tek gün bile aksatmadığı bilgisini veren Budak, kentin modern madencilik tekniklerine ve çıkarılan madenlerin işlenebileceği tesislere de büyük ihtiyaç duyduğunu ifade etti. “Antalya’ya özel teşvik politikaları sağlanmalı” ifadeleriyle önemli bir beklentinin altını çizen Milletvekili, kentteki liman hizmet maliyetlerine ve elleçleme fiyatlarına da dikkat çekerek, “Dış ticaret hacmimizin zarar görmemesi adına bu konulara ivedilikle el atılmalıdır” şeklinde konuştu.


   

60 CİVARI SEKTÖR ETKİLENDİ

Sayın Vekil, Antalya’nın sanayi dinamiklerini değerlendirebilir misiniz?

Öncelikle Antalya’daki turizm için üretimin önemi vurgulamak lazım. Pandemiden önce yılda 15 milyon turist misafir eden bir kentten bahsediyoruz. Pandeminin turizm sektörünü sekteye uğratması Antalya ekonomisini son derece olumsuz etkiledi. Antalya 2020 yılında yüzde 24,27 ile ekonomisi en fazla küçülen il oldu. Ekonomisinin turizme aşırı bağımlı olması Antalya’yı Covid-19 salgını karşısında en zayıf il durumuna düşürdü. Sonuç; Antalya’da üretilen gelirin dörtte biri kaybedildi. Sektörün 60’a yakın sektörü doğrudan etkilediğini unutmamak gerekir. Dolayısıyla birçok sektörün bilançoları bozuldu. Sadece turizm sektörü üzerine kurulu bir kent ekonomisi salgın, doğal afetler, dış politikadaki olumsuzluklardan çok kolay etkilenebiliyor. Başta tarım olmak üzere, imalat sanayiinde kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar yapılıp desteklenmesi gerekir.

   

“ÖZEL TEŞVİK ŞART”

Kentinizde sanayi, turizm sektörünün yanı sıra faaliyetleriyle varlığını hissettiriyor. Bu çalışmalardan bahsedebilir misiniz? OSB’lerin katkısı ne düzeydedir?

Pandeminin yarattığı olumsuz sonuçların hafifletilmesinde, Antalya sanayisi çok önemli bir rol oynadı. Antalya OSB’de üretim tek bir gün bile aksamadan devam etti. Her ne kadar tarımsal alanlar, iktidarın vahşi madencilik ve imar politikaları nedeniyle giderek daralsa da Antalya’nın tarım üretimi, tarıma dayalı sanayilerin gelişimi için çok önemli bir fırsat sunuyor. Mutlaka bu anlamda Antalya’ya özel teşvik politikaları sağlanmalı. Ayrıca uygulanan vahşi ve ilkel madencilik politikaları hem Antalya’nın doğal güzelliklerine geri dönülemez zararlar veriyor hem de çıkarılan madenlerin işlenmeden yurtdışına ihraç edilmesiyle katma değeri düşük ihracata neden oluyor. Antalya’ya uçakla inerken bir bakın, tüm doğal güzellikleri sanki bir savaşta bombalanmış da yok olmuş gibi görünüyor. Bu kent bunu hak etmiyor. Modern madencilik tekniklerine ve çıkarılan madenlerin işlenebileceği tesislere çok ihtiyacımız var. Antalya’nın 2021 yılı maden ihracatı 335 milyon dolar. Gerekli modern yatırımlar yapılarak vahşi ve ilkel madenciliğin terk edilmesi durumunda, bu geliri 4-5 kata çıkarmak mümkün. Doğanın korunmasına öncelik verilerek çok daha fazla gelir elde etmek mümkünken maalesef şu anda hem doğamız yok oluyor hem de ülke zenginliklerimiz haraç mezat yurtdışına yok pahasına aktarılıyor. Bu tür ihracatın ekonomi literatüründe de bir adı var: “Yoksullaştıran Büyüme”. Sizin toplam ihracatınız artarken, ihracat kilogram değeriniz düşüyorsa; bu ülke zenginliklerinizin düşük bedellerle ülke dışına transfer edildiği anlamına gelir.  2014 yılında 1, 160 dolar seviyelerinde olan bir kilogram ihraç edilen üründen elde edilen gelir, bugün 0,95 dolar seviyelerine geriledi. İhraç ürünlerin katma değerini artırmak her sektör için öncelikli hedefimiz olmalı.
   

Antalya Limanı, hizmet bedelleriyle cepleri yakıyor.

   

İHRACATÇININ LİMAN KARMAŞASI

Antalya’nın ihracat yönünden ülkeye katkıları nelerdir? İhracatçı sektörler daha çok hangi alana yoğunlaşmıştır?

Antalya pandemide ihracatını önemli oranda artırmayı başardı. 2021 ihracatı 2019 yılına göre yüzde 38 daha fazla. Tarım ürünleri ihracatı 1 milyar doları aştı. Antalya hem yaş meyve sebze hem de kesme çiçek ihracatında Türkiye’de birinci sırada, ancak Antalya ihracatının daha fazla artmasının önünde bazı ciddi engeller var. 2020 yılı sonlarında Katarlı bir firmaya 8 yıllığına devredilen Antalya Limanının hizmet fiyatları çok yüksek. Daha önce bu nedenle Rekabet Kurumu da liman işletmesine 12 milyon lira idari para cezası kesti. Yüksek fiyatlar nedeniyle Antalyalı ihracatçı ve ithalatçılar, Mersin ve İzmir limanlarını kullanmak zorunda kalıyor.  Bu sorun çözülürse ve gerekli yatırımlar yapılırsa, özellikle tarıma dayalı sanayide Antalya çok ciddi atılım yapabilir.

   

UYGUN ORTAM YOK

Sektörlerin talep ve beklentileri nelerdir? Sizlere ne gibi sorunlar iletiliyor?

Finansmana erişim ve döviz kurundaki dalgalanmalar en önemli sorunların başında geliyor. İktidarın faiz indiriyorum propagandasına rağmen, piyasa faizlerinde hızlı bir artış yaşanıyor. Rotatif ve spot kredilerin yıllık faizleri yüzde 30’ları aşmış durumda. Bu ortamda yatırım yapabilmek imkânsız. Hiçbir sanayici bu maliyetlerin altından kalkamaz.

   

DIŞ TİCARETİ DARBOĞAZA SOKABİLİR

Sanayi Komisyonu olarak, Antalya sanayisini güçlendirme çalışmalarınız olacak mı? Ufukta nasıl projelerin olması öngörülüyor?

Maalesef Sanayi Komisyonunda da AKP ve MHP vekilleri çoğunluğu oluşturduğu için, orada da “Ben yaptım, oldu” zihniyeti hâkim. Gelen kanun tekliflerinin üzerine olumlu katkı sunma şansımız son derece sınırlı. Önce Sanayi Komisyonunda daha sonra da TBMM Genel Kurulunda, özelleştirilen limanların işletme sürelerini ihalesiz bir biçimde 49 yıla uzatan düzenleme kabul edildi. Bu düzenleme maalesef ülkenin sanayisine de ticaretine de ciddi biçimde zarar verebilir.  

İşletme süresi ihalesiz bir biçimde uzatılacak limanlar arasında Antalya Limanı da var. Katarlı QTerminal tarafından işletilen Antalya Limanının 2028 yılında biten işletme süresi ihalesiz bir biçimde 2047 yılına kadar uzatılabilecek. Şirketin nasıl bir fiyat politikası uygulayacağını bilmiyoruz. Yüksek elleçleme fiyatlarının devam ettirilmesi, Antalya’nın dış ticaret hacmini ciddi oranda sınırlandırabilir. Bu nedenle Anayasaya aykırı bir biçimde yapılan bu uzatma işleminin iptali için her türlü yasal yola başvuracağız. Antalya Limanı, Antalyalılarındır ve iktidarın Katar sevgisine kurban edilemez.

Son Güncelleme: 17.01.2022 09:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.